Hakkında Künye

Spotify


Geçtiğimiz günlerde Türkiye ekibini kurmasıyla gündeme gelen uygulama Spotify hakkındaki bu yazıda sizlere Spotify 'ı genel hatlarıyla tanıtmayı, nasıl çalıştığını anlatmayı ve uygulama hakkında hoşunuza gidebilecek birkaç ipucu vermeyi hedefliyorum.


Öncelikle Spotify’ın ne olduğundan bahsedelim. Spotify aslında eski sayılabilecek bir uygulama. 2008 yılında İsveç’te kurulan ve geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye resmi olarak açılan şirket, ülkemizde küresel müzik akışı pazarının ilk büyük oyuncusu sayılıyor. Spotify çevrimiçi ve çevrimdışı müzik dinlemeye imkan sağlayan bir uygulama. Uygulamanın bilgisayar ve mobil destekli oluşu ise istenilen müziğe her an her yerde ulaşabilmeyi sağlıyor. Benzer uygulamaların sağladığı tüm imkanları tek bir çatı altında toplayabiliyor oluşu ise sanırım uygulamanın neden bu kadar büyük bir ilgi odağı olduğunun açıklaması. Spotify kısaca istenilen her yerde o ana uygun müziği keşfedip  dinleyebilmenizi ve daha sonra da erişebilmek için koleksiyonlar oluşturup bunları sosyal ağlara entegre ederek arkadaşlarınızla paylaşabilmenizi sağlar. “Spot” ve “identity” yani “seç” ve “benzerini bul” kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşturulan bu fikir kullanıcılarına işte tam da bunu sağlıyor.  Arama çubuğuyla istenilen şarkılara ulaşabilmenin yanı sıra, hazır bulunan radyo kanallarıyla istenilen veya benzer türdeki müziklere erişimi kolaylaştırıyor. Eğer, “birbiriyle alakalı olmasa da olur benim kafama özel bir liste olsun” diyorsanız, kişiye özel radyo istasyonu ve ya çalma listesi oluşturma imkanınız da var. Üstelik oluşturduğunuz listeyi arkadaşlarınızla paylaşabiliyor olmanız da uygulamanın sosyal alandaki en büyük artılarından. Eskiden kaset doldurma muhabbetinin yerini günümüzde Spotify çalma listeleri alıyor anlayacağınız. Spotify internet üzerinden müzik dinlemeye olanak sağlıyor, ancak Premium kullanıcılar için çevrimdışı olanaklar da sunuyor. Böylelikle cihazınızın hafıza kapasitesini doldurmadan da milyonlarca şarkıya erişim sağlamış oluyorsunuz.


Spotify’in Ağustos 2013 itibari ile 24 milyon kayıtlı üyesi bulunuyor. Üyelerin 6 milyondan fazlası ücretli üyeliğe sahip. Spotify’a Free, Unlimited ve Premium olmak üzere 3 farklı türde üye olmak mümkün. Free kullanıcılar yalnızca bilgisayarlarından müzik dinleyebiliyor ve reklamları almak zorunda kalıyorlar. Unlimited kullanıcılar yalnızca bilgisayarlarından müzik dinleyebiliyor ancak reklam ve taahhütle uğraşmak zorunda değiller. Premium kullanıcılar ise bilgisayarlarının yanı sıra cep telefonlarından ve tabletlerinden de reklamsız ve taahütsüz olarak müzik dinleyebiliyorlar. Free adından da anlaşıldığı gibi ücretsiz, Unlimited 4.99TL/aylık, Premium 9.99TL/aylık. Ayrıca 30 gün bedava Premium hesap deneme hakkınız var. Bu kesinlikle değerlendirilmesi gereken bir fırsat. Spotify'a e-posta adresinizle kayıt olabileceğiniz gibi Facebook hesabınızla bağlanmanız da mümkün. Böylelikle sosyal uzantıları daha pratik bir şekilde kullanabiliyorsunuz. Facebook arkadaşlarınızın listelerini dinleyebiliyor ve kendi listelerinizi onlarla paylaşabiliyorsunuz.


Spotify'ı düşününce akla gelen ilk sorun ise telif hakları. Spotify'ın dünyanın en popüler plak şirkertlerinden Sony, EMI, Warner Music Group ve Universal ile anlaşması var. Bu şirketler kazanç elde ettikleri sürece Spotify ile müzikleri paylaşmayı kabul ediyorlar. Bazı ülke ve şirketlerle bu türden bir anlaşma sağlanamamış olması içeriği çok büyük bir kayıba uğratmıyor. Yine de Spotify'dan bu konuları da halletmesini bekliyoruz.


Peki Spotify nasıl çalışıyor? Şirket kendi üzerinden şarkıları göndermek yerine peer-to-peer (P2P) ağ protokolü mantığıyla çalışıyor. Bu protokol PirateBay, BearShare ve LimeWire tarzı programlarda da kullanılıyor ve özetle, aradığınız şarkıyı, ona sahip başka bir kullanıcıdan bulup sizin bilgisayarınıza aktararak müziğe ulaşmanızı sağlıyor.
Spotify'ın, kendisine benzer diğer uygulamalardan daha hızlı erişim sağlamasının nedeni şarkıları sürücünüzde depolamasıdır. Ayrıca bu depolama alanının büyüklüğünü belirlemeyi de size bırakır.


Ve sizlere Spotify için birkaç küçük ipucu:

  • Bilgisayarınıza kayıtlı olan müzik dosyalarını "import" ederek diğer cihazlarınızdan erişebilirsiniz.
  • Arkadaşlarınızı Spotify'dan takip ederek ne dinlediklerini görebilir ve onlarla şarkılarınızı paylaşabilirsiniz.
  • Arkadaşlarınızın olduğu ortamda dinlediklerinizden dolayı rezil olmak istemiyorsanız “Gizli Oturum” ile o sırada dinlediklerinizin görünmesini önleyebilirsiniz.
  • Arkadaşlarınızla ortak bir çalma listesi oluşturabilir ve buna ekleme ve çıkarmalar yapabilirsiniz.
  • Arama yaparken kullanılan niteleyiciler daha tutarlı sonuçlara ulaşmanızı sağlar. Belli yıllar ve türlerde aramalar yapabileceğiniz gibi Boolean mantığını kullanarak da arama yapabilirsiniz. Örneğin "genre:trip-hop NOT morcheeba" gibi.
  • Spotify'in masaüstü versiyonlarında desteklenen uygulamalarla müzik dinlemeyi daha da keyifli hale getirmeniz mümkün. Mesela TuneWiki uygulamasıyla karaoke yapabilir, Last.fm ile bu ay en çok hangi şarkıyı dinlediğinizi öğrenebilirsiniz.
  • Şarkının hoşlandığınız kısmını işaretleyerek paylaşabilirsiniz. Bunun için Spotify URI'nin sonuna #time eklemeniz yeterli.
  • Spotify'in Listen Language uygulamasıyla yabancı dilinizi geliştirmeniz bile mümkün.
  • Yakınlarda bir konser olacaksa Spotify Songkick uygulamasıyla bunu size haber verebiliyor.

 

Ayrıca Spotify kullanıcılarının %78'i “Gizli Oturum”u kullandıklarını ifade ediyorlar. Bunun dışında kullanıcıların %94'ü arkadaşları dinlediği için yeni bir şarkıyı dinlemeye değer gördüklerini söylüyorlar. Böyle olunca Spotify'ın sağladığı sosyal ortamın ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Tamam, Justin Bieber dinlerken yakalanmak istemezsiniz ama yepyeni bir Pearl Jam şarkısını da arkadaşlarınız sayesinde keşfedebilirsiniz.

Spotify'ın kurucusu Daniel Ek, uygulamayı yaratırken Facebook ve Pandora'dan etkilenmediğini ve İsveç'teki "korsanlık" ürünlerinden daha iyi bir şey ortaya çıkarmak istediğini söylüyor. Küçüklüğünden beri iki tutkusu olduğunu, bunlardan birininin müzik diğerininse teknoloji olduğunu ve bu iki tutkunun kombinasyonuyla Spotify'ı yarattığını ifade ediyor. Dünya üzerinde yasal olmayan yollarla müzik dinleyen insanları yasal tarafa ve Spotify'a çekersek müzik endüstrisinin güçleneceğini ve harika müziklerin ortaya çıkacağını düşünüyor.


Özetle, Spotify da hayatımızda Facebook gibi "neredeyse vazgeçilmez" bir yer edinecek gibi duruyor. Şimdiki versiyonlarının bile beklentileri oldukça iyi karşılıyor olduğunu düşündüğümüzde ileriki zamanlarda ne gibi geliştirmelerle karşılaşacağımız konusu oldukça heyecan verici!

 


Kaynaklar:

 


 

Melisa Sener
- 3 -