Hakkında Künye

Linux Dünyasındaki Gelişmeler

Merhabalar. Bu yazımızda son zamanlarda Linux masaüstü dünyasında yaşanan yeni gelişmelere ve beraberinde getirdiği yeni teknolojilere kısaca değineceğiz.

Yakın zamanda pek çok Linux dağıtımı, yeni sürümlerini duyurdu. Bunlar arasında Ubuntu 7.10, Fedora 8, OpenSUSE 10.3, Mandriva 2008 ve Pardus 2007.3 de var. Bu sürümlerde bazı eski yazılımların hataları giderilmiş sürümleri olduğu gibi, bir takım yeni özellikler de ekleniyor. Bu yeni özellikleri şu şekilde gruplayabiliriz:

DONANIM:

Donanım üreticilerinin bir kısmı, Linux'u desteklemediği için çeşitli donanımlar Linux'ta sorunlu durumdaydı. Ama son zamanlardaki gelişmeler, Linux'u donanım konusunda dezavantajlı durumdan avantajlı hale getirmeye başladı. Aldığınız yeni bilgisayara Windows kurduğunuzda, donanımınızın sorunsuz olarak çalışabilmesi için; donanımınızla gelen CD'leri yüklemeniz veya İnternet'ten ilgili sürücüyü bulup, indirip, kurmanız gerekiyor. Oysa güncel bir Linux dağıtımına sahipseniz, kurulumdan hemen sonra, ekstra hiç bir ayar yapmadan çoğu donanımınız kullanılabilir durumda oluyor.

Yakın zamanda ATI, Linux'ta sorun yaratabilen kapalı kaynak kodlu sürücülerinin yanında, daha iyi bir açık kaynak kodlu sürücü geliştirilebilmesi için donanım bilgilerinin bir kısmını Novell'in geliştiricileriyle paylaştı. RadeonHD adı verilen ve geliştirmesi devam eden bu sürücünün 1.0 sürümü yeni duyuruldu. Yine AMD/ATI'nin fglrx adı verilen kapalı kodlu sürücüsü de gelişip, AIGLX ve Composite özelliklerine kavuştu. Böylece kapalı kaynak kodlu ATI sürücüsü ile de Compiz Fusion gibi araçlar kullanılabilir hale geldi.

Donanım sorunlarının çözülmesine yardım eden bir diğer gelişme de özellikle Ubuntu'da gördüğümüz kısıtlı (kapalı kaynaklı) donanımların kullanılmasını sağlayan "Restricted Driver" yöneticisi. Bu sayede dağıtımında yasal sorunlar bulunan donanımlar da daha rahat kullanılabiliyor. (Bu donanımların bir kısmı Pardus ile hazır geliyor) Bunun yanında ndiswrapper aracı ile linux sürücüsü olmayan bir takım kartların kullanılabilir hale gelmesi, yeni otomatik yazıcı tanıma araçlarının geliştirilmesi de son kullanıcının oldukça işine yarayan gelişmeler.

GRAFİK:

Linux'un eskiden kullanıcılara sevimsiz gelen görsel arabirimi de gittikçe iyileşiyor ve rakiplerinin önüne geçiyor. GNOME ve KDE gibi masaüstü ortamları, uygulamaların göze daha çok hitap etmesini sağlıyor. Özellikle KDE 4, özgür yazılım dünyasında merakla bekleniyor. Bunun yanında çeşitli dağıtımların, görsel masaüstü efektlerini kullanılabilir hale getirmesiyle masaüstlerine ayrı bir renk geliyor. Ubuntu 7.10 otomatik olarak Compiz Fusion'ı aktif hale getirirken, Fedora 8 de 3D efektlerini otomatik olarak yüklüyor ve kolayca açılabilmesini sağlıyor. Pardus da katkı deposunda bulunan bu paketi kurabilmenizi sağlıyor.

Grafik alanındaki bir başka yenilik de X server'ı yeniden başlatmadan çözünürlük değiştirme, yeniden boyutlandırma, döndürme, otomatik monitör tanıma ve ayarlama özelliklerini sağlayabilen xrandr eklentisi. Bu eklenti de çoğu grafik sürücüsü tarafından desteklenmeye başlandı ve yakın zamanda çok daha yaygın olarak kullanılabilecek. Ayrıca Ubuntu, Mandriva gibi dağıtımlar ekran yapılandırması ve xorg konfigürasyonu için çeşitli araçlar sağlarken, Pardus da 2008 sürümüyle benzer bir araç sunmaya hazırlanıyor.

UYUMLULUK:

Linux ile Windows'u beraber kullanmak isteyenler ya da bunlar arasında geçiş yapan insanlar için çeşitli uyumsuzluk sorunları olabiliyor. Ancak bu sorunlar da büyük ölçüde aşılmaya başlandı. Örneğin, Windows'un NTFS dosya sistemini okuyup yazma problemi NTFS-3g sürücüsü ile aşıldı. Pardus 2007'den beri var olan NTFS bölümlere okuyup yazabilme özelliği, Ubuntu'nun ve Mandriva'nın yeni sürümlerine de eklendi.

Windows fontlarının Linux'ta bulunmaması da web siteleri ve ofis belgeleri için sorun yaratıyordu. Ama bu fontları aktarabilen çeşitli araçların ve bu fontlara uyumlu yeni fontların hazırlanmasıyla bu sorun da büyük ölçüde aşıldı.

Bir diğer uyumluluk sorunu da Windows'tan Linux'a geçişte ayarları aktarmanın zorluğuydu. Bunun için Ubuntu, migration-assistant adı verilen bir uygulama ile diğer işletim sistemlerindeki bir takım ayarların Linux'a aktarılmasını sağladı. Mandriva da bu aracı kendine göre düzenleyip Mandriva 2008 ile kullanıcılarının beğenisine sundu. Pardus da Pardus Göç Aracı isminde bir uygulama geliştirmeye başladı ve 2008 sürümünden itibaren kurulum sonrası otomatik olarak kullanıcılarının karşısına getirecek. Böylece Windows'taki yer imleri, e-postalar, MSN ve GTalk hesapları ve duvar kağıtları ile masaüstü ve belgelerim gibi bazı önemli dizinlerde bulunan dosyaların kolayca Pardus'a aktarılmasını sağlayacak.

DİĞER:

Diğer gelişmeler arasında önemli bir maddeyi yeni güvenlik teknolojileri alıyor. Linux'un zaten rakiplerinden daha güvenli kabul edilen altyapısı, yeni geliştirilen uygulama ve teknolojilerle daha da güvenilir hale geliyor. AppArmor ve PolicyKit gibi araçlar, kullanıcıların ve uygulamaların izinlerini, yetkilerini en doğru şekilde ayarlayarak, kötü niyetli kişilerin izinsiz yapacakları işi engellemesini sağlıyor.

Bu uygulamalar dışında hemen her Linux dağıtımı, kullanıcıların yaptığı çeşitli işleri kolaylaştırmak için yardımcı araçlar hazırlıyor. Bu araçlar arasında, ağ yöneticisi, disk yöneticisi, gibi çeşitli araçlar sayesinde işlerimizi grafik arayüzleri ile kolayca yapabiliyoruz. Ancak her dağıtımın bu tür işleri kendi tarafında yapmaya başlaması, bir sorunu da beraberinde getiriyor. Aynı teknolojiyi geliştirmek için gereğinden çok kişi emek sarf ediyor ve ortaya standartlaşmamış farklı ürünler çıkıyor. Bu da özgür yazılım mantığına ters düşüyor. Ama elbette yeni gelişen ve çoğu dağıtım tarafından desteklenen özgür yazılım projeleri de mevcut. Örneğin son zamanlarda geliştirilen ConsoleKit ve PackageKit uygulamalarını örnek olarak verebiliriz.

Kullanıcı oturumlarını takip edip yönetmek için geliştirilen bir uygulama olan ConsoleKit, hızlı kullanıcı değiştirme özelliği sağladığı gibi, aynı bilgisayarı kullanan birden fazla kullanıcı arasında (farklı ekran, klavye ve fare ile) düzenlemeye ve donanım yetkilendirmeye olanak veriyor. PackageKit ise, her dağıtımda farklı olan paket yükleme-güncelleme-silme araçlarını (yum, apt, pisi gibi) tek bir çatı altında toplayarak, her dağıtımda ortak kullanılabilecek bir altyapı sağlıyor. Böylece hem geliştiricilerin işleri kolaylaşıyor, hem de kullanıcılar, farklı linux dağıtımlarında rahatlıkla çalışabiliyorlar.

Gördüğünüz gibi Linux dünyası gitgide yeni özellikler ve uygulamalar ile gelişiyor. Biz de bu gelişmenin aralıksız devam etmesini ve son kullanıcılara daha güçlü, ihtiyaçlarımızı daha iyi karşılayan ve daha kolay kullanılabilir bir masaüstü ortamı sunmasını diliyoruz..



Murat Ongan
- 7 -