Hakkında Künye

Edsger W. Dijkstra

Edsger Wybe Dijkstra bilgisayar biliminin oluşumunda en çok katkısı olanlardan biridir ve 1972'de bilgisayar biliminin Nobel'i olarak sayılan ACM Turing Ödülü'nü kazanmıştır. Dijkstra; algoritma tasarımı, programlama dilleri, program tasarımı, işletim sistemleri, kurallı belirtim ve biçimsel doğrulama, matematiksel bağımsız değişken tasarımı ve dağıtımlı işlemlemeyi etkilemiştir.

11 Mayıs 1930'da Rotterdam/Hollanda'da doğan Edsger Dijkstra bilgisayar biliminin en önemli insanlarından biri olmuştur. Dijkstra matematikçi bir anne ve kimyager bir babanın dört çocuğundan üçüncüsüydü. Üstün zekalılar lisesi olan Gymnasium Erasminium’da öğrenim gördü. Lisenin son yılında hukuk okumayı düşünüyordu; ama matematik, fizik, kimya ve biyolojide alınabilecek en yüksek puanla mezun olması sonucunda, ailesinin ve öğretmenlerinin yönlendirmesiyle matematik ve fizik okumaya karar verdi. 1956'da Leiden Üniversitesi teori fizikten mezun olduktan sonra Amsterdam Üniversitesi'nde doktorasını yaptı.

Dijkstra 1952- 1962 yılları arasında Matematisch Centrium'da, Amsterdam, (daha sonra adı Ulusal Matematik ve Bilgisayar Bilimi Araştırma Enstitüsü olarak değiştirilmiştir) çalıştı. Eylül 1962'de Eidhoven Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü’nde profesör oldu. 1973'te raporlarını “Burroughs Araştırma Merkezi” imzasıyla ve Nuenen'deki evinin adresiyle dağıtmaya başladı. Nitekim Dijkstra ABD'deki Burroughs Corparation'ın tek araştırma asistanıydı ve çoğu insan bu şirketin Nuenen'de olduğunu düşünmüştü.

Üniversitedeki görevini haftada bir güne indirdi. O gün salıydı ve “Tuesday Afternoon Club” olarak bilinen, iş arkadaşıyla makaleleri bütün yönleriyle -imla, düzen, dil, içerik...- tartıştığı salı seminerlerine dönüştü. 1984'te Austin Üniversitesi'ne, Texas, gitmesiyle bu salı toplantılarına Austin'de de devam etti. 1999'da fahri profesör unvanıyla emekli olana kadar Austin'de çalıştı. Şubat 2002'de hasta olarak Nuenen'deki evine döndü ve 6 Ağustos 2002'de kanser nedeniyle hayatını kaybetti.

  • 1959'da kendi adıyla da anılan 'shortest path algorithm'i (en kısa yol algoritmasını) tasarladı. Dijkstra gelecek 40 yılı etkileyecek olan bu algoritmayı, güneşli bir kafe terasında eşiyle birlikte kahve içerken kalem ve kağıt olmadan bulmuştur.
  • Hollanda'nın ilk bilgisayarının, Avrupa'nın ise kesme (interrupt) özelliğine sahip ilk bilgisayarının programlanmasında görev aldı.
  • Ağustos 1960'ta Zonneveld'le ALGOL–60 için ilk derleyiciyi yayınladılar (en yakın rakiplerinden bir yıl önce). Dijkstra ALGOL–60 raporunun yayınlanmasını "Bilgisayar Bilimi"nin disiplin olarak doğuşu olduğuna inanmıştır.
  • Dijkstra bilgisayar bilimine 'yığın' (stack), 'vektör' (vektör) ve 'işaret flaması' (semaphores) terimlerini kazandırdı. 'yapısal programlama' (Structered programming) da “Notes on Structured Programming”le kazanıldı(1972).
  • Ligtmans, Voorhoeve, Habermann ve Hendriks'le birlikte "THE Multiprogramming System" isimli işletim sistemini geliştirdi.
  • 'A Discipline of Programming ' (1976), 'A Method of Programming' (1988) ve Carel Scholten'le bilikte 'Predicate Calculus and Program Semantics' (1990) kitaplarını yayınlamıştır.
  • “GOTO Statement is Harmful”la GOTO'nun kullanılmamasına öncülük etmiştir. “On the Cruelty of Really Teaching Computing Science”ta da eğitim sistemini ciddi şekilde eleştirmiştir.

Dijkstra İyi bir yazar olan Dijkstra, 1300'ün üzerinde bilimsel yazı bıraktı. Düzenli olarak yüzlerce arkadaşı ve iş arkadaşıyla e-posta yerine mektupla haberleşti. Bilimsel yazıları ve mektupları içinse ilk dönemlerde daktilo, daha sonraları dolma kalem kullandı. Dijkstra'nın el yazısı mükemmeldi. Öyle ki, 1980'lerde DEC Sistem Araştırma Merkezi, Macintosh için 'Dijkstra' yazı tipi geliştirdi. Dijkstra bu yazı tipinde bir mektup aldı ve haberi olana kadar mektubun el yazısı olduğunu düşündü. Mükemmeliyetçiliği yazı dilinde de görülür. Yazılarında her kelime özenle seçilmiştir ve her paragrafı çarpıcıdır. Verdiği derslerde de eşsiz dramalarıyla öğrencilerini etkilemiştir. Derse başlamadan önce tahtaya yazdığı garip özdeyişlerle ve yaptığı keskin yorumlarla mizah anlayışını da ortaya koymuştur. Sınıfa asla susmalarını söylemeyip, aksine zor duyulacak bir tonda konuşmuş ve bu hilesi her zaman işe yaramıştır.

İş arkadaşlarına karşı soğuk ve sert, nadiren de kaba davranmasıyla tanınırdı. Ama kendi ofisindeki kişisel toplantılarda cana yakın olur, öğrencilerine kahve servis eder ve orijinal şakalarını yapardı. Kendine özgü mizah anlayışı vardı. Bir gün kaç doktora öğrencisinin olduğu sorulduğunda “İki. Einstein'nın hiç yok.” cevabını verir. Araştırma için konu arayan birine de “Sadece senin yapabileceklerini yap.” demiştir.

40 yıldan fazla evli olduğu Maria (Ria) onu yalnız bırakmazdı. Dijkstra'yla birlikte seyahat eder, onun derslerine girerdi. Marcus, Femke ve Rutger adında 3 çocukları ve 2 torunları vardı. Dijkstra arkadaşına Boesondorfen piyanosuyla Mozart çalmaktan keyif alırdı. Karısıyla birlikte minibüsüyle şehri keşfetmeyi de severdi.

Bilgisayar Bilimi Bölüm Başkanı J. Strother Moore, Dijkstra'nın cenazesinde “O, karanlıkta ışığı olan bir adam gibiydi. Ele aldığı konuların hemen hemen hepsini aydınlatmıştır.” sözlerini sarf etti. Bilgisayar Biliminin dahisi olan Edsger Wybe Dijkstra 72 yıllık hayatına birçok başarıyı sığdırmıştır.

  • Hollanda Bilim ve Sanat Akademisi üyeliği (1971)
  • İngiliz Bilgisayar Cemiyeti üyeliği (1971)
  • ACM Turing Ödülü (1972)
  • AFIPS Harry Goode Anma Ödülü (1974)
  • Amerikan Bilim ve Sanat Akademisi yabancı onur üyeliği (1975)
  • Queen's University Belfast fahri doktora unvanı (1976)
  • IEEE Bilgisayar Bilimi Cemiyeti ödülü (1982)
  • ACM SIGCSE ödülü (1989)
  • Atina Üniversitesi fahri doktora unvanı (2001)
  • C&C ödülü (2002)
  • ACM PODC Makale Ödülü(2002)

Dijkstra'nın keskin dili ve kelimeleri kullanmaktaki ustalığı birçok kişinin dikkatini çekmiştir. Dikkat çeken bazı sözleri:

  • “Eskiden fizikçiler birbirlerinin deneylerini -emin olmak için- tekrar ederlerdi, bugün FORTRAN kullanıyor, birbirlerine buglarıyla beraber yazdıkları programları veriyorlar.”
  • “Bilgisayarların düşünebildiğini sorgulamak, denizaltıların yüzebildiğini sorgulamakla aynı şeydir.”
  • “Bilişimin bilgisayarlarla bağlantısı, astronominin teleskoplarla bağlantısından fazla değildir.”
  • “Bir programı test etmek ancak bugların varlığını gösterebilir, yokluğunu değil.”
  • “Sadece senin yapabileceklerini yap.”
  • “Bir formül bin tablodan değerlidir.”
  • “APL, bizim düşünce alışkanlıklarımıza derin etkisi olan bir araçtır.”
  • “Ancak programları çalıştırılabilir kod parçası olarak düşünmemeyi öğrenebildiğimiz zaman, ilerleme mümkündür.”

Kaynaklar:



Ayşenur Durgut
- 4 -